Son dakika haberi bulunmamaktadır.   Enerji Kimlik Belgesi Çizdirmek İstiyorum  
Insaat Haberleri
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynagi| Reklam & Iletisim| Künye

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Kamusal Zeminlerde Ahşaba Özgürlük

Kamusal Zeminlerde Ahşaba Özgürlük

Kategori  Kategori : Yapı Malzemeleri
Yorumlar  Yorum Sayysy : 0
Okunma  Okunma : 2900
Tarih  Tarih : 21 Aralık 2010, 10:32

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


           Bu yazımda yoğun insan trafiği alan kamu ve ticari binaların zeminlerinde ahşap kullanımıyla ilgili ülkemizden ve dünyadan bazı örnekler vermeye çalıştım. İnsan trafiğinin yoğun olarak görüldüğü büyük ölçekli yapılarda (hastane, mahkeme binaları, alışveriş merkezleri vb.) yaygın eğilim zeminlerde bakımı nispeten kolay olan granit, vinyl ve benzeri inorganik malzemelerin kullanımı yönündedir.
     
     Mülkiyetine devlet gibi kâr amacı gütmeyen kuruluşların sahip oldukları hastane, vergi dairesi gibi hizmet binaları için bu geçerli bir yaklaşım olsa da mevcudiyeti bina ziyaretçilerinden elde ettiği gelirlere bağlı olan alışveriş merkezi, otel, market gibi tesisler için zeminlerde inorganik malzeme kullanımı elde edilecek verimi düşürebilecek ya da artmasını önleyecek tehlikeli bir alışkanlığa dönüşmüş durumda.
     
     Zemininde taş, mermer ve plastik türevlerini kullanan tesisler bakım maliyetleri ve kullanım kolaylığı yönünden her ne kadar avantajlı görünüyorlarsa da, bu tesisler ahşabın insanlar – yani müşterileri - üzerindeki rahatlatıcı etkisini kullan(a)mayarak önemli bir avantajdan yoksun kalıyorlar.
     
     İnsanlara daha çok para harcatmak için sabahtan akşama kadar müzik yayınları yapan, özel kampanyalara çuvallar dolusu para harcayan, yürüyen merdivenlerin yönlerini ve ürün raflarının konumlarını değiştirmek gibi küçük düzenlemelerle gelirlerini arttırmak için ellerinden geleni yapan kuruluşlar için bu oldukça anlaşılması güç bir davranış.
     
  Oysaki ahşap zeminler alış veriş merkezi, süpermarket, sanat galerisi, kitap mağazası ve benzeri mekânlarda sıcak ve arkadaşça bir atmosfer meydana getirmek için en mükemmel seçimdir. Ahşap kullanıldığı her mekâna bir sıcaklık ve tanıdıklık duygusu verir.
     
     Bu bakımdan zeminlerinde ahşap kullanılan mekânlar insanların sinir yükünü azaltan daha yumuşak bir karaktere bürünürler. Renk ve doku seçenekleri ve farklı ağaç türlerinin etraflarına yaydıkları ışığın farklılığı ahşap mekânlara güçlü bir karakter duygusu verir. Saray, malikâne, makam odası ve statü belirten diğer mekânlarda ahşap kullanımının tercih edilmesinin önemli sebeplerinden birisi budur.
     
     Ahşabın bir diğer avantajı farklı malzemeler kullanılarak uygulandığında saygınlık düşürücü ya da amiyane tabiriyle ‘zıpır’ görünebilecek efektlerin, yapımlarında ahşap malzeme kullanılmasıyla asalet ve seçkinlik timsali olarak görüntülenmesini sağlamasıdır. Marküteri ve Madalyonlar bu durumun en göze çarpan örnekleridir.
     
     Şirket, Spor Takımı vb. kuruluşların logoları bu teknik kullanılarak ahşap malzemeyle birebir zemine uygulanmakta ve bu efekt dünyadaki en prestijli kuruluşlardan bazılarının elde etmek için büyük meblağlar ödedikleri bir teknik olarak kendisini göstermektedir.
     
  İnsan sayısının ve bununla orantılı olarak zemin malzemesi üzerindeki kullanım yükünün çok yoğun olduğu mekânlarda genelde ahşap tercih edilmemesinin nedeni oluşan insan trafiğinin malzemeyi çabuk yıpratacağı ve organik bir zemin malzemesinin bakımının vinyl, granit gibi inorganik malzemelere oranla daha zor olacağı şeklindeki - kısmen yanlış - inanıştır.
     
     Ahşap zemin malzemesinin daha özenli ve titiz bir bakım gerektirdiği aşikârdır. Örneğin ahşap bir yüzeyi ıslak değil nemli paspasla silmeli ve güzelliğini muhafaza etmek istiyorsanız düzenli olarak koruyucu yağ ve parlatıcılarla takviye etmelisiniz. Tabii ki bu bakım süreciyle ilgili olarak geçici personelin sağduyusuna değil bina bünyesinde sürekli görevli olan bir süpervizörün denetimine güvenecek ve temizlik ekiplerinin çalışmasını biraz daha sıkı takip etmek ya da zemin bakımı için bu iş üzerine uzmanlaşmış bir kuruluşla düzenli olarak çalışmak durumunda olacaksınız.
     
     Ancak günümüzde alışveriş merkezlerinin ve benzeri ticari mekânların işletme maliyetleri ve çalıştırdıkları personel sayısı düşünüldüğünde sözü edilen bakım hizmetleri için harcanacak meblağların avantajları yanında göze görünmeyecek kadar ufak oldukları görülecektir.
     
  Dünya genelindeki uygulamalara bir göz attığımızda ahşap zeminlerin avantajlarını nakite dönüştürmeye yönelik ciddi bir eğilim fark edebiliriz. Mekân tasarımını ciddiye alan ve oluşturdukları mekânlarda ziyaretçilerini ya da müşterilerini belli bir havaya sokmak isteyen ticari işletmeler giderek daha fazla ve daha kaliteli ahşap kullanımına yönelmişlerdir.
     
     Bu örneklerin en yenilerinden birisi Apsys Group tarafından Polonya ‘nın Lodz kentinde geçtiğimiz yüzyıl başından beri tekstil üretim tesisi olarak faaliyet gösteren tarihi fabrikanın; içerisinde bir müze, sanat galerisi, otel ve dans salonları da bulunan bir alışveriş merkezine dönüştürülmesi olarak özetlenebilecek bir proje.
     
     Yüklenici firma insan trafiğinin zemin malzemesi üzerine çok yoğun bir yük bindireceği bu projede herhangi bir sentetik cila kullanmak yerine doğal yağ kullanmayı tercih etmiş. Bu tercih kullanılan malzemenin düzenli bir bakımla yeni görünümünü on yıllar boyunca korumasını sağlayacak ve hem uzun vadede herhangi bir inorganik malzemeden çok daha ekonomik bir sonuç alınmış, hem de ahşabın prestiji söz konusu mekâna yansıtılmış olacak.
     Günümüzde neredeyse hepsi de birbirine benzeyen alışveriş merkezleri arasında fark yaratmak adına yaratıcı bir yaklaşım.
     
     Ahşap malzeme kullanılan diğer ticari mekânlar düşünüldüğünde ilk akla gelenlerden birisi de restaurant ve benzeri yeme – içme mekânları olacaktır. New-York’ta faaliyet gösteren uluslar arası tasarımcı Tony Chi konuklarına modern hayatın keşmekeşinden kısa bir kopuş imkânı tanıyacak mekânlar oluşturabilmek için ahşap zemin kullanımına yönelmiş. New – York’ta bulunan Namu, Mobar, Asiate, Kitchen ve Gobo isimli restaurantlar tasarımcının ahşap zemin malzemelerini özgürce kullandığı bir çok mekândan bazıları.
     
  Benzer uygulamaların ülkemizdeki örneklerinden bazıları uygulaması tarafımdan yapılan, Galatasaray Üniversitesi Kütüphanesi ( 240 m2 ), Aydın Doğan Oditoryumu ( 400 m2 ) ve Rektörlük binası ( 200 m2 ) Oditoryum zemini sarı kırmızı renklerde ve diagonal olarak döşenmiş ve zeminin Galatasaray’ın renklerine uygun olması amaçlanmıştır.
     
     Bu renkler sonradan atılmış olmayıp kullanılan malzemenin kendi rengidir. İnorganik bir malzeme kullanarak benzer bir efekt elde etmek şüphesiz daha kolaydır ancak elde edilen sonuç seçilen mekana hiç de uymayacak gayri ciddi ve avam bir görüntü olacaktır. Oysa ahşap malzeme istenen etkiyi hem de mekâna ilave bir asalet ekleyerek elde etmeyi başarıyor.
     
  Bu konuda vereceğim diğer şahsi örnekse Kent Otel Lobisi ve Barı ( 110 m2 Renklendirilmiş İroko) Bu alana döşeme stili olarak derinlik vermesi ve görüntüyü güçlendirmesi açısından diagonal döşeme yapıldı. Sonuçta söz konusu mekânda misafirleri de iş sahiplerini de tatmin eden başka hiçbir malzemeyle elde edilemeyecek bir ambiyansın elde edilmesi oldu.
     
     Ayrıca son yıllarda özellikle Akdeniz-Antalya- bölgesindeki 5 yıldız ve üstü otellerde mekânı en avantajlı şekilde kullanmayı hedefleyen mimarlar tarafından kayda değer miktarlarda masif ve lamine parke uygulaması yapılması, ahşabın kamusal zeminlerde kullanılması önündeki bir takım düşünce alışkanlıklarının kırıldığını görmek adına sevindirici gelişmeler.
     


Benzer Haberler


Soyal Medya


| Yorum Yaz Yorum Yaz |


Yapı Malzemeleri

En Çok Okunan Haberler

İskele19 Temmuz 2017

İnşaat ve Yapı Haberleri
RSS Kaynagi | Yazar Girisi

| Birim Fiyat | Köylerimiz | Çakraz | Granit Fiyatlari

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi